2020’nin popüler kameraları.

Kategori: Teknoloji | 0

2020’nin popüler kameraları

İster hikâye anlatmak, ister müzik video, belgesel, web ürünleri, reklam, vlog veya seyahat blog’u gibi uygulamalar için görüntü çekmek isteyin günümüzde artık tüm bu işler için dijital kameraları kullanıyoruz.

Dijital teknoloji sayesinde artık meraklı herkes film çekebiliyor. En iyi kamera tanımı da arananlara göre- en iyi görüntü yakalama, fiyat avantajı, taşınabilirlik vs – değişen bir kavram. Bir tüketicinin çok iyi bulduğu bir kamerayı bir diğeri beğenmeyebiliyor.

Tüm kriterleri göz önüne aldığımızda 2020’nin popüler kameraları’ nın seçimi için aşağıdaki gibi bir kategorizasyon yapmak mümkün olabilir.

  • Her tür Sinematografi için iyi sonuç verecek bir kamera (Ortalama Fiyat)
  • Profesyonel Sinematografi için en iyi kamera (Yüksek Fiyat)
  • Hem sinemada hem de fotoğrafçılıkta kullanılacak bir kamera.
  • Sinematik Vlogging için en iyi kamera.
  • Sinematografiye girişte kullanılabilecek en uygun fiyatlı kamera.

The Blackmagic Pocket Cinema Camera 4K – Her tür Sinematografi için iyi sonuç veren bir kamera.

Orta kalitedeki birçok konsumer camcorder’ larla aynı fiyat seviyesinde olmasına rağmen bu kamera film yapımcıları için iyi bir seçim. BPCC4 60fps (kare/saniye) ile 120 fps hızında çekimle 4096×2160 DCI 4K kalitede tam – HD etkileyici görüntüler verebiliyor. Tam açıklıkta (full frame) sensor’ ü olmamasına rağmen  sığ netlik derinliği yakalamak mümkün.

Bu kamera ile çalışırken ne yaptığınızı çok iyi bilmeniz gerekir çünkü otomatik değil manuel ayarlanan bir kamera. Mamafih çok basit tasarlanan menü sistemi ile rahat çalışılan bir kamera. Çalışma sistemi DSLR kameralara benziyor sadece daha büyük düğmeleri ve kontrol üniteleri var. Gimbal Sabitleyiciye monte edilecek kadar hafif ve taşıması kolay.

Canon EOS C200 – Pro Bağımsız film yapımcıları için en uygun kamera.

2020’nin popüler kameraları’ ndan biri de Canon EOS C200.

En yüksek fiyat seviyesinde olan bu kamera sıraladığımız diğer kameralara nazaran Sinematografik kalite açısından “en ciddi” kamera. C200, DSLR ve Mirrorless (Aynasız) kameralarla çalışmanın artık tatmin etmediği tecrübeli sinematografır’lar için uygun bir seçim. Ama Red veya Arri kamera spesifikasyonları ile çalışmayı seçen büyük bütçeli yapımlardan ziyade bağımsız filmcilerin bir tercihi olabileceğini de belirtmek gerekir.

Geliştirilmiş Dual Pixel Auto Focus (Çift Pikselli Otomatik Netlik) sistemi ile birlikte gelen yüksek çözümlemeli CMOS sensor (ışık yakalayıcı) ile donatılmış. Dokunmaya duyarlı LCD ekran ile çalışırken ve gimbal üzeine yerleştirilmiş kameraya tek elle netlik ayarı sağlamaya yarayan bir sistem.

Fakat bu kameranın Sinematografır’lar tarafından en fazla beğenilen özelliği 60fps de 4K çekerken RAW bilgiyi dahili olarak kaydedebilmesi. Canon’un yeni geliştirdiği ve adına “Cinema RAW Light” dediği sıkıştırılmış bir RAW codec sayesinde mümkün olan bir özellik.

Sony Alpha 7III – Bir arada hem Sinematografi, hem Fotoğrafi için kullanılabilecek en iyi kamera.

Sony a7III tek pakette hem video hem de fotoğraf çekebilme özelliği arayan filmciler için ideal kamera. Tam açıklıklı ve 24 megapiksel sensor’a sahip bir kamera. Çerçeve boyunca otomatik yüz tanıma özelliğine sahip yüksek çözünürlüklü LCD ve elektronik bakaç ile donatılmış.

 

Nikon D3300 – Sinematografiye giriş için en uygun fiyatlı kamera.

Nikon D3300 fiyatının iki misli fiyata satılan kameralar kadar iyi kalitede hem fotoğraf hem de video çekme özelliğine sahip bir DSLR kamera. Sensor’u küçük olduğu için düşük ışık değerlerinde yakaladığı görüntü kalitesi zayıf. Ayrıca 2020’den önce piyasaya sunulmuş bir kamera. Yine de eğer akıllı telefon veya kompakt kameralardan uzaklaşmak isteyen bir yeni film yapımcısı iseniz bu fiyata ideal çözüm olabilir. Değiştirebilir Nikon objektifler ve tam manuel kontrol kameranın özellikleri.

Panasonic Lumix GH5 – Sinematik Vlogging için en iyi kamera.

Panasonic Lumix GH5 orta seviyede bir bütçe ile elde edilebilecek yüksek kaliteli sinematografi için ideal kamera. Küçük ve hafif. 4K video çekiyor ve dokunmatik ekran ve yüksek tanımlamalı elektronik bakacı var. Gövde stabilizasyonu çok yüksek ve Gimbal kullanmadan da elde çalışabilirsiniz. Panasonic’in Cine-D renk sistemi ile renk ayarlama yapabilirsiniz.

Temelde bir video kamera olmasına rağmen çok güzel fotoğraflar da çekebiliyor. Ayrıca çektiği video görüntülerden 18 megapixel fotoğraf kareleri de çıkarabilirsiniz.

 

 

 

 

 

Yurttaş Kane Filmi ve Görüntü Yönetmeni Gregg Toland

Kategori: Kamera | 0

Yurttaş Kane Filmi, şimdiye kadar yapılmış en önemli filmlerden biri olma özelliğini taşıyan bir yapıt. Günümüzden yaklaşık 77 sene önce çekilmesine ragmen modern filmlere – “Star Wars”, “Birdman”, “Renevant” –  ve Robert Altman gibi sinemacılara, ilham vermiş ve vermeye devam ediyor.

Yurttaş Kane Filmi’nin bu benzersiz özelliği konusu yanısıra (belki de konusundan daha fazla) uygulanan sinematografik anlatımda yatıyor.

Günümüzde de kullanılan ve o dönem için bir devrim sayılabilecek birçok anlatım tekniği, Orson Welles’in dehasının eseri olduğu gibi filmin görüntü Yönetmeni  Gregg Toland’ ın da eseri.

Gregg Tolland 1904 yılında dünyaya geldi. Orson Welles fotoğrafçılık hakkında bildiği her şeyi Gregg Toland’dan öğrendiğini söylemiş. Gerçekten bu ikili Yurttaş Kane Filmi’ni çekmeden önce bir hafta süreyle Welles’in evinde görüntüleme teknikleri – objektifler, kamera hareketleri, aydınlatma vs – üzerinde çalışmışlar.

Welles tüm kariyeri boyunca Toland’dan övgü ile bahsederek; çalıştığı en mükemmel ve hzılı kameraman olduğunu vurgulamış.

Filmin jeneriğinde kendi adının altına Tolland’ın da adını yazarak onu onurlandırmayı ihmal etmemiş.

 

yurttaş kane filmi3
Yurttaş Kane Jenerik

 

Tolland’ın filmografisinde çoğu Oscar’a aday olan; Les Misérables – Sefiller (1935), Çıkmaz Sokak (1937), Ölmeyen Aşk (1939), Gazap Üzümleri (1940), The Long Voyage Home – Eve Yolculuk (1940), Yurttas Kane (1941), The Little Foxes – Küçük Tilkiler (1941), Bir Meleğin Aşkı (1947) gibi filmler yer alıyor.

Welles ne kadar büyük bir dahi ise, Gregg Toland Welles’in kafasındaki fikirleri görüntüye dönüştürmek açısından o kadar dahidir.

Eğer Orson Welles görüntü yönetmeni olarak başka bir isimle çalışsaydı belki de karşımızda başka bir film olacaktı.

Yurttaş Kane Filmin’de kullanılan görüntüleme tekniklerini kısaca şöyle sıralayabiliriz;

  • Subjektif – Öznel kamera bakış açısı.
  • Geniş açılı ve dar açıklıklı bir objektifle elde edilen Alan Derinliği çok yüksek sahneler (aynı karede ön, orta ve arka plan net) sayesinde seyircinin ilgisini kamera hareketleri ve karakterin çerçeve içindeki hareketleri yardımı ile istenen noktaya yönlendirmek
  • Alışılagelmişin dışında bir aydınlatma tekniği; geri plandan yapılan yüksek kontrastlı aydınlatma, Alman dışa vurumcu geleneğin eseri olan ‘Film Noire – Kara Filmler’de uygulanan düşük anahtar ışıklı aydınlatma.
  • Görüntü karesinde tavanı da görecek şekilde (setlerde tavan olması gerektiğini hatırlatırcasına ki “Citizen Kane” de kullanılan tavanlar kumaştan yapılmış ve oyuncuların tam tepesine mikrofonlar yerleştirilmiş, – yani boom mikrofonlar yerine!) alt açıdan yapılan çekimler.
  • Karmaşık kamera hareketleri
  • Yakın plan yüz çekimleri.
  • Düz anlatım yerine flash-back ve flash- forwardlarla yapılan girişik anlatım.
  • Aksiyonu takip eden kesintisiz, uzun süreli çekimler. Oyuncuyu takip eden çekimler (o dönemde Steadicam gibi görüntü sabitliğini sağlayan taşınabilir aksesuarların olmadığını hatırlayalım ve “Birdman”  filminin benzer çekimlerini düşünelim!).
  • Orson Welles şöhretini radyoda ünlü “War of the Worlds – Dünyalar Savaşı” yayını ile yapan bir sanatçıydı. İyi bir kulağı vardı ve her türlü yeniliğe açıktı;
  • Citizen Kane filminin ses tasarımı da dönemine göre devrimci bir nitelik taşıyordu; diyaloglar birbirinin üstüne düşüyor ve karakterlerden birinin diyalogu bitmeden diğerinin diyalogu başlıyordu. Buna ilave olarak sahneler arasındaki bağlantı ya ses efektleri ile ya da devam eden diyaloglarla sağlanıyordu.

Kısaca belirmek gerekirsa Citizen Kane filmi hala geçmiş ve günümüzde yer alan hayli geniş bir yelpazedeki sinemacılara ilham verebilecek bir el kitabı olma özelliğini taşımaya devam ediyor.

 

[metaslider id=”2794″]