A

Açık Hece – sesli harflerle biten hecelerdir. Bir başka anlatımla bir sessiz harfin önüne sesli harf gelirse açık hece olur. Örneğin;  La – ge – su – yo – şu – gı – mi – dü – vs

Alan Derinliği – Kameranın önünde yer alan bir sahnenin kabul edilebilir netlikte olan en yakın ve en uzak noktaları arasındaki mesafe.

Alt Açı Çekim: Kameranın konuya alttan yukarı doğru bakarak yaptığı çekim.

Ana (Anahtar) Işık: Konuya temel görünümünü veren ışık. Ana ışık genellikle sette ilk yapılan ışıktır.

André Bazin: (d. 18 Nisan 1918 – ö. 11 Kasım 1958) ünlü Fransız sinema eleştirmeni. Paris’in en yüksek tirajlı gazetesi Le Parisien libéré’de günlük sinema yazıları ve Le nouvel observateur, Télérama gibi haftalık dergilerde film eleştirileri yazdı. 1951 yılında arkadaşları ile birlikte kurduğu Cahiers du cinéma dergisi dönem sinemasını derinden etkiledi. Sinema hakkında bir çok kaynak kitap yazdı.

Ansel Easton Adams: ( d. 20 Şubat 1902 – ö. 22 Nisan 1984) Amerikalı fotoğrafçı ve çevreci. Batı Amerika ve özellikle Yosemite Ulusal Parkınnda çektiği siyah-beyaz fotoğrafları birçok takvim, poster ve kitapta kullanılmıştır. Fotoğrafçılığı kadar çevreciliği de ünlüdür.

 B

‘B’ Film, ikinci sınıf film: Ticari sinemada oyuncuları ve yapım bütçesi açısından ‘A’ kategorisi filmlerden sonra gelen film.

Bağımsız Film – Independent Film ( Indıe Movie); Bağımsız bir yapımcı (genellikle Holyywood stüdyolarının dışında kalan) tarafından çekilmiş film.

Barok, Avrupa’da yaygınlaşan sanatta bir anlatım biçimidir. Barok kelimesi, Portekizce düzensiz inci anlamına gelen ‘barroco’ sözcüğünden türemiştir. Resim ve mimaride kendini gösterir. “Barok; dağınık, yüklü, şişkin biçimlerin aşırı ölçüde yığılmasıyla kendini gösterir.” Batı edebiyatlarında Barok ise, dengeden çok harekete, düşünceden çok duyuma, biçimlerin serbestçe yaratılmasından duyulan coşkuya önem veren, abartmalı, etkileyici, çelişkiden çekinmeyen edebiyat akımıdır.

Belgesel: Belge niteliği taşıyan film veya televizyon izlencesi.

Binary: İkili. 0 ve 1 den oluşan sayı.

Binary Code: İkili Kod.

Binary Digit: Bit. İkili Sayı. Sayısal bilginin tek bir öğesi.

Binary File: İkili Dosya.

Binary System: İkili Sistem. İkili Sayı Sistemi.

Broadway: ABD’nin New York kentindeki Manhattan bölgesinde yer alan bir caddedir. ABD’deki en ünlü müzikal tiyatro gösterileri bu cadde üzerinde ve bu caddeye açılan sokaklarda bulunan tiyatro ve konser salonlarında yapılır.

C

Cameo Role – Çarpıcı Rol: Bir film veya televizyon yapımında ünlü bir oyuncunun üstlendiği kısa rol.

D

Data: Veri.

Data Base: Veri Tabanı. Belirli bir alanla ilgili olarak kullanıcıların yararlanmasına sunulan bilgilerin topluca bulunduğu yer.

David W. Griffith: (d. 22 Şubat, 1875 – ö. 23 Temmuz, 1948) Amerikalı yönetmen, yazar, yapımcı. Modern film tekniklerini ilk kez kullanan kişi. Amerikan iç savaşını anlatan tarihi bir destan olan “The Birth of a Nation = Bir Milletin Doğuşu” (1915) ve dört ayrı öyküyü birleştirerek çektiği bir sonraki filmi “Intolerance = Hoşgörüsüzlük” (1916) filmleri büyük yankılar uyandırdı. Görsel hikâye anlatımının ve kurgu sa: natının kurallarını oluşturan bu iki yapım, film gramerinin de temellerini atmıştır.

Digital (Dijital-Sayısal): Kesikli Bilgi.

Dövüş Sanatları Filmi (Martial Arts Film): Uzak Doğunun geleneksel savunma sanatlarından Kungfu’ya (Çin) ve Karate’ye (Japon) dayanan film türü.

Drama: Tiyatrodaki geleneksel türün zamanla gelişerek sinemaya uygulanması. Konulu sinema filmi, televizyon oyunu. Oyuncuların eylemleri ve diyalogları vasıtasıyla anlatılan öykü.

Düşük Ana ışık: Bir sahnenin, gölgeler yaratacak şekilde, düşük şiddetteki ışıkla gri skalanın alt bölümünde yoğunluklar vermek üzere aydınlatılması.

E

Emmy Ödülleri – Emmy Awards: ABD Ulusal Televizyon Sanat ve Bilimleri Akademisi’nin televizyonda yapım, oyunculuk, senaryo vs dallarında en başarılılara 1949 yılından beri verdiği ödüller.

Eylem, Act, Action:  Eyleme işi, fiil, hareket, aksiyon; Bir durumu değiştirme ve daha ileriye götürme yönünde etkide bulunma çabası, amel.

F

Flashback – Geriye Dönüş: Bir karakterin bakış açısından daha önce yaşanmış olayların dramatize edilmesi.

G

Geofrey Wagner: “The Novel and The Cinema” kitabının yazarı. İngiliz yazar ve sinema kuramcısı.

Görünüm Oranı, Çerçeve Oranı: Kaydedilen resmin yüksekliği ile genişliği arasındaki oran. Genellikle (:) ile ayrılan iki sayı ile ifade edilir. 4:3 gibi.

Grotesk: Tiyatro ve edebiyatta komik-olanın bir çeşidi. Gülünç-olan ile acıklı- olanın yanyana yer aldığı, tuhaflık ve çarpıcılık kertesinde zorlanmış, bağdaşmaz komik durum; özel olan ile genel olanın uyuşmazlığından, paradokstan komik- olanın çıkarılması; gerçekle ve mantıkla bağdaşmaz görünümü …

İ

İmgelem – Envisage: Bir şeyin imgesini zihinde canlandırmak, tahayyül etmek.

İllüzyonizm: İllüzyon ya da yanılsama, duyu yanılsaması ve yanılsama olarak bilinir. Gerçek bir nesnenin duyular üzerindeki izlenimlerinin yanlış değerlendirilmesidir.

J

Jest: Konuşurken el, kol ve başla yapılan belirli ve anlamlı devinim. yerinde yapılan ve beğenilen davranış.

K

Kapalı Hece – sessiz harflerle biten hecelerdir. Bir başka anlatımla bir sesli harfin önüne sessiz harf gelirse kapalı hece olur. Örneğin; Bir – ses – sol – bor – ray – tip – lüp – sur – vs

Karakter – Character: Ayırt edici nitelik. Bir bireyin kendine özgü yapısı, onu başkalarından ayıran temel belirti ve bireyin davranış biçimlerini belirleyen ana özellik, öz yapı.

Kısa Film : Yaşamın idealist duygular ve başkaldırı ile dolup taştığı dönemlerde cepteki kısıtlı para ile yapılan pazar kaygılarından uzak ve meta olma özelliği taşımayan bir filmdir.

Kolektif: Birçok kimseyi veya nesneyi içine alan, birçok kişi ve nesnenin bir araya gelmesi sonucu olan.

L

Lav Mikrofon: Boyun Mikrofonu – Bir askıyla boyuna asılan ve kravat vs gibi aksesuarların altında gizlenebilen mikrofon.

M

Mimik: Bir duygu ve düşüncenin kaş, göz, ağız, yüz hareketleriyle anlatılmasıdır. Mimikler, bir duyguyu veya düşünceyi anlatmak ve duyguları pekiştirmek için kullanılmaktadır.

Müzik: Müzik için bir çok tanım yapılabilir. Genel bir deyişle müzik, duygu ve düşünceleri ifade eden seslerin düzenlenmesi sanatıdır. Müzik sözcüğü eski Grek dilinden gelmektedir. Müzik bir sanat dalı olduğu kadar bir bilimdir de. Müzik, ilkel insanın doğadaki sesleri taklit etmesiyle başlamış, günümüzdeki modern halini alana kadar uzun bir süreçten geçmiştir.

N

Natüralizm: Felsefi bir akım olarak doğmuş ve sanata yansımıştır. Doğacılık anlamına gelen Natüralizm, sanatta ve edebiyatta temel olarak doğayı amaç edinmektedir.

 Neo-Realism – Yeni Gerçekçilik:İtalya’da 2. Dünya savaşı sonunda ortaya çıkan Fransız gerçekçiliğine, SSCB’deki Sinema-Göz kuramına, İtalyan Edebiyatındaki Doğruculuk (Verismo) akımına dayanan sinema türü.

O

Oscar: Amerikan Sinema Sanat ve Bilimleri Akademisinin her yıl sinema dalında yapılan en başarılı çalışmalara ödül olarak verdiği heykelcik.

Ö

Özel Efektler: Gerçek yaşamda pek rastlanmayan olağan dışı gerçekliklerin özel teknikler yardımıyla çekimde, bilgisayarda, post prodüksiyonda oluşturulması.

Öznel Kamera: Sahnedeki oyuncunun bir yere, bir şeye baktığını gösteren çekimden sonra onun gördüğü şeye, yere, olaya yönelen kamera. Kamera adeta bir kişi haline gelip onun olaya bakış açısıyla izler.

P

Pozlama: Işığa duyarlı malzemenin bir sahnenin görüntüsünü verecek şekilde ışıktan etkilenmesi. Işık şiddeti (I) x Etki Süresi (t) = Poz (€)

R

Ricciotto Canudo: (d. 2 Ocak 1877 – ö.10 Kasım 1923) İtalyan teorisyenidir. Ömrünü Paris’de geçirmiştir. 1913 yılında daha ziyade Kübizm üzerine yazıların yer aldığı aylık avangart dergi Montjoie!’yi yayınlamaya başlamıştır. Sinemayı da “hareketli bir plastik sanat” olarak görüyordu ve sinemaya 7. Sanat adını veren kişidir.

Röprodüksiyon: Bir yapıtı çoğaltma. Bir yapıtın aslını bozmadan yapılan taklidi.

S

Ses: Titreşen bir kaynaktan çıkarak bir ortamda uzunlamasına yayılan dalgaların ürettiği basıncın etkisiyle kulağın algıladığı duyu.

Sinematografır: Genel olarak yönetmen, kameraman vs. gibi sinema emekçisi için kullanılan kelime. Fakat asıl anlamında “Görüntü Yönetmeni” için kullanılır.

Sitcom: Durum Komedisi- Belirli sayıdaki karakterin maceralarını anlatan ve her bölümü bu karakterlerin yaşamda karşılaştıkları genellikle komik durumlara dayanan bir komedi türü.

Sopalama Komedisi – Slapstick Comedy: hareketli ve gülünç tek tek sahneler üzerine kurulu, konu birliğinin pek aranmadığı komedi türüdür. Bu isim geleneksel İtalyan komedilerinin kahramanı Arlecchino’nun ucu kıvrık sopasından gelir.

Spektrum,Tayf (Spectrum): Evrende fizik kurallarınca mümkün kılınan tüm elektromanyetik radyasyon ve farklı ışınım türevlerinin dalga boyları veya frekanslarına göre sıralanması.

Stilistik: Üslup yöntemlerini ve türlerini inceleyen edebî araştırma ve dil bilimi dalı, anlatım bilimi.

Ş

Şiirsel Gerçekçilik; 1930’larda Fransa’da ortaya çıkmış ve II. Dünya Savaşının sonuna dek etkisini sürdürmüş sinema akımına verilen addır. Şiirsellik ve Gerçekçilik olarak iki anlamı olan içinde barındıran bu akımın şiirsel yönü çevre seçimi ve karakterlerin davranışlarından gelir. Akımın gerçekçilik yöne ise karakterlerin karşılarına çıkan yaşamın katılığının simgesi olarak görülen polis ve gangsterlerin varlığıdır.

T

Technicolor: 1915 yılında ABD’de keşfedilen bir renkli film proses yöntemi.

U

Uzun Metraj Film: Süresi 90dakika veya üzeri olan konulu sinema filmi.

Y

Yeni Dalga: (Fransızca: la Nouvelle Vague) 1950 sonları ve 1960’larda, kısmen İtalyan “Yeni Gerçekçilik” akımından etkilenen bir grup Fransız film yapımcısı için eleştirmenler tarafından kullanılan bir terimdir. Fransa’da 1958’li yıllarda ortaya çıkan yaşları 30 civarında olan, François Truffaut, Jean-Luc Goddard, Armand Gatti, Louis Malle, Roger Vadim gibi bağımsız sinemacıların oluşturduğu akım olarak tanımlanır.

Yüksek Kontrast; Bir görüntünün en karanlık ve en aydınlık noktaları arasındaki yoğunluk farkı.