Hakkımızda

sinemaekol-hakkimizda-sinema-film-kamera

Sinema Ekol sitesi sinema yazarı ve eğitmen Sema Fener’in önderliğinde sinema – eğitimi vermek demek istemiyoruz – hakkında teknik ve estetik bilgi ile yoğrulan kural ve yöntemleri aktarmak amacıyla kurulmuş bir online sinema okuludur.

Sema Fener

Sema Fener İstanbul Üniversitesi Kimya Fakültesinden Kimya Yüksek Mühendisi olarak mezun oldu. İlaç Endüstrisinde kısa bir çalışma döneminin ardından “Sinefekt Post Prodüksiyon Hizmetleri AŞ” nin Film Laboratuarında laboratuvar şefi olarak çalıştı ve Mimar Sinan Üniversitesi Sinema TV Enstitüsünde “Film Kimyası” dersleri verdi. Ardından Eastman Kodak Firması Sinema Filmleri Departmanında “Teknik Satış Temsilcisi” olarak çalışmaya başladı. Kısa bir süre sonra firma tarafından ana merkezin bulunduğu Rochester NY. USA’ ye davet edildi ve burada 1.5 sene araştırma ve üretim bölümünde çalıştı. Türkiye’ ye döndükten sonra Kodak Türkiye’ nin “Eğitim Koordinatörlüğü” görevi ile birlikte Sinema Filmleri ve Profesyonel Fotoğraf Malzemeleri Bölümü “Ürün Müdürlükleri” görevini üstlendi.

Bu görev çerçevesinde firma çalışanlarına yönelik teknik ve satış eğitimleri verirken, Kodak müşterileri için de İstanbul, İzmir, Adana ve Ankara’ da sayısız eğitim programları uyguladı. Bu süreç içinde Amerika, İngiltere, Fransa ve Almanya’ da sürekli eğitim aldı ve öğrendiklerini Kodak firması çalışanlarına ve müşterilerine aktardı.

TRT’de Film Tekniği ve Kamera Tekniği ile ilgili seminerler düzenledi.

İstanbul’da bulunan Sinema Filmi Stüdyolarının elemanlarını eğiterek teknik alt yapılarının geliştirilmesine yardımcı oldu. Bunlardan bazılarının Kodak tarafından dizayn edilen dünya çapında bir kalite kontrol programı olan “Imagecare” programına kabul edilebilmeleri için gerekli olan alt yapıyı oluşturdu.

Kodak’ tan Sinema Filmleri “Satış ve Pazarlama Müdürü” olarak emekli olduktan sonra “Şafak Film ve Video Stüdyoları“ da Film Laboratuvarı Müdürü görevini kabul etti ve bu firmanın uzun süredir uzak kaldığı sinema filmi post prodüksiyon sektörüne dönmesini sağladı.

2000 yılında Basic Motion Pictures Techniques, 2012 yılında ise Bebek Tanıtım’dan HD Sinematografi ve 2014 yılında Tiyatro, Sinema, Televizyon, Dizi Oyunculuğu adlı teknik kitapları yayımlanan Sema Fener’in, 2013 yılında ARTES Yayınları’ndan Çıplak Ayaklı Kontesler adlı romanı ve 2014 yılında Potkal Yayınları’ndan Özgürlük adlı politik tiyatro oyunu yayımlandı. Yazarın İngilizce’den Türkçe’ye Açıklamalı Sinema, Televizyon, Video Terimleri Sözlüğü, Sinema Senaryoları Nasıl Yazılır ve Sinemanın Özü Kısa Film adlı kitapları ve Gezide Dört Kadın isimli romanı Yitik Ülke Yayınları’nca yayımlanmıştır.

Halen MSM (Müjdat Gezen Sanat Merkezi) “Yaratıcı Yazarlık” bölümünde “Senaryo Tekniği” dersleri vermektedir.

 

 

Günümüz Sinema Akımları

Günümüz Sinema trendlerine kısa bir bakış atarsak, dönemden döneme popüler olan sinema türleri dışında tüm dünyada sinema yapımcılarının hedef kitlelerini belirleyen üç temel akımdan bahsedebiliriz.

Mainstream (Ana Akım) Sinema: Her ülkenin sinema endüstrisinin yatırım yaptığı, yüksek bütçeli ve her tür seyirciye hitap eden filmler. Bu filmler popüler konuları işler, fazla sayıda kopya ile çok geniş bir dağıtım ağında özellikle çoklu salonlu sinemalarda gösterime girerek, değişik medyalarda gösterilirler ve dağıtımın ardından yoğun pazarlama kanpanyaları ile filme ait yan ürünlerden de kazanç sağlarlar.

A sınıfı oyuncular ile fazla sayıda pahalı mekanlarda çekilen filmlerdir. Uzunlukları 90dak. ile 180dak. arasında değişebilir.

Ana Akım Sinema örneklerinin tanımı ülkeden ülkeye değişmekle beraber global anlamda düşünüldüğünde akla, en büyük sermayeye ve geniş dağıtım ağına sahip olması açısından, Hollywood Sineması gelir.

Superman, Batman, Spiderman, Lord of Rings. Transformers, serileri vs gibi yapımlar bu türe örnek olarak verilebilir.

Batman v Superman

Sanat Sineması: Ana Akım sinemaya, popüler kültüre karşı duruşları ile “sanat sanat içindir” anlayışını uygulayan filmler…

Bu tarz filmler taşıdığı değerler ve getirdiği yenilikler açısından sınırlı dağıtım olanakları ile  ticari sinemalarda yer bulamayarak genelde kısıtlı bir seyirci kitlesine ulaşabilirler.

Uzunlukları genellikle 60 dak. civarındadır ve fazla ünlü olmayan oyuncularla çalışılır.

1934 L’Atalante – Jean Vigo

1941 Citizen Kane – Orson Welles

1953 Tokyo Story – Yasujiro Ozu

1964 The Gospel According to Saint Matthew – Pier Paolo Pasolini

1966 Andrei Rublev  – Andrei Tarkovsky

1978 Days of Heaven – Terence Malick

1982 Fanny and Alexander – Ingmar Bergman

1996 A Clockwork Orange – Stanley Kubrick

2002 Mulholland Drive – David  Lynch

2009 The White Ribbon – Michael Haneke

The White Ribbon

Bağımsız Sinema: Sinemayı kendini ifade etme biçimi olarak gören, çoğunlukla sıra dışı konuları ele alan ve düşük bütçelerle çekilen filmler.

Büyük stüdyoların dışında çekilen bu filmler daha önce işlenmemiş konulara yenilikçi bakış açılarını uygulayan  ve bu yenilikçi fikirleri ile sinema anlatımını geliştiren deneysel filmlerdir. Bu tür sinema tarihine bir çok “Ataeur” yönetmen kazandırmıştır. Bağımsız filmler kendilerine her ülkede yer bulabilmelerine rağmen en iyi örneklerini yine Amerika’da vermişlerdir. Spike Lee, Kevin Smith, Bryan Singer, Sofia Coppola, Darren Aronofsky gibi isimler Amerikan sinemasının çıkardığı bağımsız yönetmenlere birer örnektir

1959 Shadows (1959), Yö. John Cassavetes

1973 Mean Streets (1973), Yö. Martin Scorsese

1974 Dark Star (1974), Yö. John Carpenter

1974 The Texas Chain Saw Massacre (1974), Yö. Tobe Hooper

1979 Mad Max (1979, Aus.), Yö. George Miller

1984 Blood Simple (1984), Yö. Joel Coen

1984 Stranger Than Paradise (1984, W. Ger/US), Yö. Jim Jarmusch

1984 The Terminator (1984), Yö. James Cameron

1989 Drugstore Cowboy (1989), Yö. Gus Van Sant

1989 Sex, lies, and videotape (1989), Yö. Steven Soderbergh

1992 El Mariachi (1992), Yö. Robert Rodriguez

1992 Reservoir Dogs (1992), Yö. Quentin Tarantino

1994 Clerks (1994), Yö. Kevin Smith

1995 The Usual Suspects (1995), Yö. Bryan Singer

1998 Run Lola Run (1998, Ger.), Yö. Tom Tykwer

1999 Being John Malkovich (1999), Yö. Spike Jonze

2000 Amores Perros (2000, Mex.), Yö. Alejandro Gonzales Inarritu

2000 Memento (2000), Yö. Christopher Nolan

2001 Donnie Darko (2001), Yö. Richard Kelly

2003 Lost in Translation (2003), Yö. Sofia Coppola

2004 The Passion Of The Christ (2004, It./US), Yö. Mel Gibson

Lost in Translation

 

 

 

Marlon Brando

”Oyunların gösteriminin karanlık bir ortamda gerçekleştirilmesi rastlantı değildir, zira bu, seyirciye orada bulunan diğer seyircilerden kendini soyutlayabilme ve oyunun karakteriyle başbaşa kalma imkanı tanır; karanlıkta diğer insanlar gözden kaybolurlar.”

 

Sinemada Netlik Derinliği

NETLİK DERİNLİĞİ

Günümüzde, sahnenin  “Netlik Derinliği” nde yapılan değişiklikler görsel hikaye anlatımının önemli araçlarından bir haline dönüşmüştür. Uzun metraj sinema filmlerinin yanısıra Türk ve Yabancı televizyon dizilerinin neredeyse tümünde rahatça gözlemleyebileceğimiz bir uygulamadır.

Bu uygulamayı kısaca aşağıdaki şekilde tanımlayabiliriz; Netlik derinliği (DEPTH OF FOCUS) kameranın önünde yer alan bir sahnenin kabul edilebilir netlikte olan en yakın ve en uzak noktaları arasındaki mesafedir.

Netlik Derinliği fazla olan çekimlerde ön, arka ve orta  plan nettir.

Netlik Derinliği Fazla

Eğer sığ bir netlik derinliği  ile çalışırsanız konunun tümü net görüntü vermez . Sahnenin ön, arka veya orta planları net olmaz, bu da resmi bozan ön ve arka planların izole edilebilmesi veya özel bir etki yaratmak için sıklıkla tercih edilen bir durumdur.

Özellikle iki kişi arasında geçen diyalog sahnelerinde herhangi bir anda vurgulamak istediğimiz oyuncuyu kamera objektifinin netlik derinliğini değiştirerek net veya bulanık hale getirerek izleyici ilgisini değiştirebiliriz.

Ön Plan Net, Arka Plan Bulanık

Arka Plan Net, Ön Plan Bulanık

Orta Plan Net , Ön ve Arka Plan Bulanık

Netlik derinliğini etkileyen dört faktör vardır; algılayıcının boyutu, netlik halkası üzerinde seçilen mesafe, objektifin odak uzunluğu, f stop değeri.

  • Kamera algılayıcısında kullanılan CCD’nin boyutu ne kadar büyükse netlik derinliği o kadar azalır. 35mm film boyutuna sahip olan CCD ve CMOS yongalara sahip olan kameralar ile netlik derinliğini azaltmak mümkündür.
  • Odak uzunluğu fazla ise netlik derinliği küçüktür, kısa ise netlik derinliği fazladır. Örneğin, geniş açı mercekler daha geniş netlik derinliğine, telefoto mercekler ise     kısa netlik derinliğine sahiptir.
  • Sabit bir obje mesafesi için mercek açıklığı küçüldükçe netlik derinliği artar, büyüdükçe azalır. Örneğin; f11 merceğin netlik derinliği fazla. F4 merceğin ise azdır.
RSS
Follow by Email