Kısa film…
Kısa Film nedir?

Kısa film nedir sorusuna cevap arandığında edebiyat – sinema yakınlaştırmasına yönelerek roman – öykü, öykü – şiir benzeşmesini (analoji) yapmak veya atasözüne benzetmek yaygın bir eğilim olarak karşımıza çıkıyor.
Her ikisi de anlatısal bir sanat olduğundan aralarında bir benzeşme olduğu kesin; her ikisi de başı, ortası, sonu olan ve bu aşamalarda çatışmaların çıktığı, belirli dengelerin kırılıp yeni dengelerin kurulduğu anlatı yöntemini kullanır.
Sinemanın en önemli öykü kaynaklarından birinin de edebiyat (roman ve hikayelerin sinema uyarlamaları) olduğunu aklımızda tutarak ve bütün sanatlar arasında ortak noktaların varlığını kabul ederek, kısa filmin genel anlamıyla bütün sanatları içinde barındırabilen sanat dalı ‘sinema’ olduğunu düşünürsek böyle bir tanım çerçevesine sıkıştırmanın sağlıklı bir yaklaşım olmadığını söyleyebiliriz.
Kısa film nedir sorusuna değişik cevaplar verebiliriz;
- Yaşamın idealist duygular ve başkaldırı ile dolup taştığı dönemlerde cepteki kısıtlı para ile yapılan pazar kaygılarından uzak ve meta olma özelliği taşımayan bir filmdir.
- Öğrencilerin okudukları okulları bitirebilmek için gerçekleştirdikleri diploma projeleridir.
- ·Öğrencilere ve amatörlere uzun metraja geçiş olanağı sunabilecek bir ön çalışma, pratik yapmadır.
- ·Bir konuyu, fazla dallanıp budaklandırıp, etrafında dolanmadan, yani yan öykülere sapmadan en vurucu şekilde anlatacağımız filmdir.
- Kısa film başı, ortası, sonu olan herhangi bir filmdir ama bu filmde 3 dk. ile 30 dk. arasında değişen bir sürede söyleyeceğinizi söylemeniz, yani kısa filmle anlatılabilecek olanı anlatmanız gerekir.
- ·Daha bireysel ve dışa vurumcu bir anlatım aracı olarak geleneksel sinemaya öncülük edebilen filmdir.
- ·Bir sinemacının canlılara, yaşama, çevremizde olup bitenlere, ölüme, sevgiye, güzelliğe, çirkinliğe kısaca yaşama ait şeyleri özgür ve özgün bir anlatımla öze odaklı olarak sunduğu filmdir.
‘Kurmaca kısa film ile kurmaca uzun metraj film arasında ne fark var?’ sorusunu sorarsak;
ilk önce uzunluk farkı var diyebiliriz. Uzun metraj film ortalama 90-120 dakika arasındaki bir sürede sonlanırken kısa filmde bu süre ortalama 3 dk. – 30 dk. arasındadır.
Oluşum yöntemi açısından ise pek fark yoktur ikisi de ortaya çıkmak için benzer aşamalardan geçer.
Yani uzun metraj bir film çekimi neyse kısa metraj bir film çekimi de işlemler açısından aynıdır.
Ama uzun film belirli bir dramatik öyküleme kalıbı çerçevesinde birden fazla karakterler ve yan öyküler kullanarak seyirci odaklı anlatımla ticari amaçla yapıldığından yüksek sayıda seyirci kitlesine ve yine ticari işletmelerde gösterilmesi gerekir.
Kısa filmin ise böyle bir kaygısı yoktur.
Bu bağlamda ikisinin izleyici grupları farklıdır diyebiliriz.
Ticari kaygıların dışında kalabilmenin verdiği imkanla kısa film yaratıcısı geleneksel anlatımın dışında daha özgür ve yenilikçi bir kişisel dile başvurabildiği gibi geleneksel anlatımın sınırları içinde de kalabilir.
Ama bir sinemacı ancak yaptığı filmi gösterildiğinde amacına ulaşmış olacağından kısa film de bir şekilde izleyici ile buluşmalıdır
Kısa film festivalleri
Son dönemlerde Türkiye’de yapılan film festivalleri kısa film programları ve ödülleri ile yaratıcıları yüreklendirerek bu tür filmlerin sayılarının artmasına yardımcı olmaktadır.
Festivallerin diğer bir yararı da bu tür filmlerin daha geniş izleyici kitlesi ile buluşmasını sağlamaktır.
Belgesel ve canlandırmalar televizyonda gösterime girme açısından daha şanslıdırlar.
21. Yüzyılda kısa filmin tartışmasız en popüler izlence ortamı Internet’tir.
Gelişmiş ülke sinemaları kısa filmlerinin Youtupe, Vimeo, iTunes gibi platformlarda gösterime girmelerinin ardından ana akım sinema piyasasına girerek uzun metraj filmlerini çeken sinemacıların başarı öyküleri ile doludur.
Amerika’daki kısa film festivalleri yeni yetenekleri keşfe çıkan Hollywood yapımcılarının beslendiği ana mecralardan biridir.
Günümüz sinemasının dijital elektronik görüntüleme ve bilgisayar kullanımının getirdiği olanaklarla genişleyen ürün yelpazesi içinde kurmaca, belgesel, dramatik belgesel, canlandırma, tanıtım filmleri, reklam filmleri, müzik klipleri, video-art, televizyon dizileri gibi değişik türleri kısa film kategorisine soktuğumuzda (doğru bir yaklaşım olup olmadığı tartışılmakla beraber) kısa film uzun film ayrımı yapmanın anlamını yitirdiğini söylemek de mümkün.
Bu farklı türlere daha öznel bir bakış açısı ile incelediğimizde öykülerin, düşünce ve duyguların görsel anlatımının benzer özellikler göstermekle beraber doğaları gereği bazı farklılıklar taşımakta olduklarını saptarız.
Bir belgesel, bir canlandırma ortak sinema dilini kullanır ama kendi yapısından gelen farklılıklara da sahiptir. (Aynı karşılaştırmayı uzun film ve kısa film açısından da yapmıştık; film kuramı üstüne yapılan tüm çalışmalar her ikisi için de geçerli olup, anlatımda – çekim ölçekleri, kamera hareketleri, açı-karşı açı, aksiyon ekseni, devamlılık vs gibi – ortak kuralları kullanırken, kendi yapılarından gelen farklılıkları taşırlar.)







