Eylem Kavramının Oyunculuğa Uygulanması

Eylem:

Yaşamda insanlar sürekli hareketlilik içindedirler. Bu yaşamın gereğidir bir bakıma. Sabah uyanıp yataktan kalkmakla başlar eylemler ve yüz yıkamak için musluğun açılması, kurulanması, kahvaltı hazırlığı ve yenmesi, evden çıkıp işe gidilmesi, konuşmalar, konuşmaların içeriğindeki ses tonlarına etki tepki durumları vs. Sahne ve perde bir yerde yaşamın canlandırıldığı sanat alanlarıdır. Bu canlandırma eylemi içinde kamera önünde ve sahnede doğal olmak durumundadır oyuncu. Yapılan eylemin iyi bir denetim içinde kullanılması doğallığı kazandırır. Doğallık, yaşam içinde insanların kural dışı eylemlerinin sahneye ya da kamera önüne taşınması ile anlatılmış olmaz. İnsanların yanlışını doğallık olarak kabul edemeyiz. Ancak böyle bir kişilik taşıyorsa rol, onun gözlemlendiği biçimde uygulanması gerekir. Yapmacık hiçbir şey yapılmamalıdır. Bu oyunculuğa aykırıdır. Kamera önünde ve sahnede yapılacak her eylemin bir mantığının olması şarttır.

Eylem Kavaramı

İç ve dış eylem olmak üzere iki şekilde inceleyebiliriz eylemleri. Öncelikle iç eylem oluşur sonrasında dış eylem. Hareketsiz bir konum bile iç eylem dediğimiz durumu yansıtır. İnsan yapısı gereği, herkesin tepki verdiği olaylara tepkisiz kalıp da tepkili olabilir. Sevilen kişilerin ayrılık ya da ölüm gibi nedenlerinden dolayı çoğu kez, hiçbir tepki vermeden adeta donar kalır bazı kişiler. Burada eylemsizlik yoktur. İç eylem sürekli aktif haldedir. Her oyuncu iç eylemin oluşmasına önem vermeli ve doğallıkla eylemini gerçekleştirmelidir. İnsanların eylem oluşturmaları dış dürtüler ve iç dürtüler etkisiyle olur. Örneğin, insan durup dururken ağlamaz, koşmaz, gülmez, konuşmaz. Kesinlikle bu olayların gerçekleşmesi için bir olgu gerekir ve oluştuğunda eylem gerçekleşir. Ağlamak için ağlamanın gerektirdiği koşullar oluşmalıdır. Oyuncunun eylemleri, uygulamadaki başarısı, o eylemin psikolojik temelinin kavranması ile olur. Psikolojik bir temeli yoksa eylemin, anlamsız ve başarısız kalır.

Eylemde İnandırıcı Güç

Oyuncular, kamera önünde ve sahnede, oynadıkları oyunun ve senaryonun bir metin olduğunu bilirler. Canlandırdıkları kişiler ve olaylar genellikle gerçek değildir. Üstlenilen rolün uygulamasında, “Eğer ben olsaydım nasıl davranır ne yapardım?”  sorusunu kendisine sorarak, rolün amacı ile kendi amacını birleştirip rolünü gerçekleştirebilmelidir. Ancak böylelikle canlandıracağı role inanır ve inandırır.

Her insanda var olan hayal gücü en önemli duyularımızdandır. Bunun geliştirilmesi, oyuncunun önemli çalışmalarından biri olmalıdır.

[metaslider id=”4212″]

Tom Hardy

Tom Hardy

Edward Thomas Hardy 15 Eylül 1977 de Londra Hammersmith, İngilterede doğdu.

Annesi Elizabeth Anne (Barrett), ressam ve artist, babası Chips Hardy, ise bir yazar.

İngiliz ve İrlanda kökenli.

Tom Hardy Richmond Drama Okulunu bitirdi ve ardından, Michael Fassbender ile birlikte Londra Drama Merkezinde Sir Anthony Hopkins‘in  derslerine katıldı.

21 yaşında iken girdiği bir mankenlik yarışmasının ardından bir süre mankenlik yaptı.

Ergenlik çağını ve 20’li yaşlarının ilk yıllarını alkolizm ve hap bağımlılığı ile mücadele ederek geçirdi.

2002 yılında “Uzay Yolu: Nemesis” filminde rol almasının ardından özel bir kliniğe yatarak tedavi gördü ve bu alışkanlıklarından tamamen kurtuldu.

2008 yılında Nicolas Winding’,n yönettiği ve İngiliz Hapishanelerinin en dehşetengiz mahkumu olan Charles Bronson’u canlandrdığı  “Bronson” filmi En İyi Aktör dalında “British Independent Film Award – İngiliz Bağımsız Filmleri Ödülü” nü kazanarak Hollywood’un dikkatini çekti ve Variety Dergisinin “Dikkatle Gözlenecek 10 Aktör” listesine girdi..

2010 yılında rol aldığı Christopher Nolan‘ın bilim kurgu gerilimi filmi “Inception – Başlangıç” la artık büyük bütçeli  Ana Akım Sinema filmlerinde rol almaya başlamıştı.

Boyu 1.75 metre, dolgun dudakları ve mavi-yeşil gözleri ile tanınıyor.

Derinden gelen hafif boğuk ama çok etkileyici bir sesi var.

Fiziği güzel ve kaslı.

Fiziksel görünümünü büründüğü karaktere göre inanılmaz derecede  değiştirebiliyor.

Rol yaparken yüzününün bir kısmını gizlemekten hoşlanıyor.

2018 yılına kadar oynadığı dört film “En İyi Film” dalında Oscar’a aday oldu.

 

[metaslider id=”3498″]

 

 

RSS
Follow by Email