SENARYONUN ÖYKÜ KAYNAKLARI – I

SENARYONUN ÖYKÜ KAYNAKLARI

Senaryo yazarı sinema için yazacağı öykülerini kendi hayal gücüne dayanarak özgün bir  şekilde tasarlayabileceği gibi, edebiyattan, tiyatrodan, müzikallerden, televizyondan, video oyunlarından, çizgi romanlardan uyarlayarak da tasarlayabilir. Film festivallerinin çoğu bu öykü kategorizasyonunu yaparak senaryo ödüllerini verir.

Özgün Öykü:

Özgün öyküde yazar kendi hayal gücüne, yaşam deneyimlerine ve bilgi dağarcığına göre bir tema çerçevesinde özgün öyküsünü tasarlar. Özgün öyküler sinemasal endişeler göz önüne alınarak yazıldıkları için sinemasal anlatıma daha yatkındırlar.

Özgün öykü, güncel yaşamdan, gazete ve televizyon haberlerinden, İnternet’ten, anılardan, yaşam tecrübelerinden esinlenecek bir fikir çerçevesinde sinemasal öykü saptandıktan sonra, bu öyküleme kuralları uygulanarak geliştirilir.

Zamanla sinemanın gelişmesi ile yönetmenler sinemayı gerçek bir sanat dalı olarak görmeye başlamışlar ve bu görüş bağlamında eserler vermek istemişlerdir. Böylece Edebiyata ait olan “author” (yazar) konseptinin sinemaya “auteur” olarak adapte edildiğini görüyoruz.

Auteur sözü ilk olarak 1950’li yıllarda André Bazin tarafından Cahiers du cinema (Sinema Defterleri) isimli Fransız sinema dergisinde kullanıldı. Bu belirli aralıklar devam etti ve daha sonraları terim Fransız eleştirmenler ve filmciler arasında yaygınlaşmaya başladı. Claude Chabrol, Françoiş Truffaut, Jean-Luc Godard ve Jacques Demi gibi isimler çalışmalarıyla terimi yaygınlaştırdı.

Fransız yeni dalga eleştirmenleri filmi bir dil, yönetmeni de kalem yerine kamerayı kullanan bir yazar olarak gördüler. Böylece auteur yönetmenler, kişisel ifade yetenekleriyle kendi özgün hikayelerini yaratarak eserlerini vermeye başladılar. Auteur yönetmen filmine kendi  işaretini koyar imzasını atar. Stüdyo müdahalelerine ve kolektif sürece rağmen filmde auteur yaratıcı sesi daha belirgindir. Bunun sonucu olarak film sadece yönetmenin ismi ile anılmaya başlar. Akira Kurosawa, Miyazaki, Antonioni, Bergman, Cassavetes, Spielberg, David Lean, Scorsese, Tarantino, Polanski, Wong Kar Wai filmi gibi. Çünkü izlediğiniz filmin dili yönetmeni bilmeseniz dahi onu tanıyabileceğiniz kadar belirgindir.

 

öykü 2
Hayao Miyazaki

 

1962 yılında Amerikan film eleştirmeni Andrew Sarris, terimi Amerika’ya tanıttı. Çoğu ünlü yönetmen auteur olarak anılmaya başladı. Bunlar, 1958’den 1960’ların sonuna dek süren Fransız Yeni Dalga akımına dahil değildiler. Fakat kendilerini Hollywood’un stüdyo sisteminden ayırt edebilen özelliklere sahip isimlerdi.

 

Öykü 4
John Cassavetes

 

Auteur teorisi Hollywood’da fazla popüler olmamıştır. Çünkü, Hollywood’un stüdyolarında yapımcıların filmlere hükmettiği bir anlayış vardı ve film çekimi çok profesyonel ve kollektif bir işti, yani orada film çok daha fazla ticari bir meta olma özelliği taşıyordu.  Senaryo yazarları da filmin tek bir kişiyle bağdaştırılmasından hoşlanmıyorlardı.

“Devam edecek”

“400 Darbe = Les 400 Coups”

400 Darbe = Les 400 Coups

Yönetmen: François Truffaut,

Senaryo: François Truffaut,

Görüntü: Henri Decae,

Müzik: Jean Constantin,

Oyuncular: Jeaane Pierre Leaud, Claire Maurier, Albert Remy

Süre: 94dakika

Menşe: Fransız.

Fransızcada “serserilik yapmak” anlamına gelen “Les 400 Coups” sınırlı bir bütçeyle ve kısıtlı olanaklarla çekilen bir filmdir.

Sinema yaşamına ünlü sinema kuramcısı Andre Bazinin teşviki ile sinema yazarı olarak başlayan yönetmenin de ilk uzun metraj denemesidir.

Truffaut romantizmi’nin bir eseri olan ve beyaz perdenin çocuklar üzerine yapılmış en iyi filmlerinden biri olarak kabul edilen bu doğal, yaşamın kendisi gibi film, ilk gösterildiği 1959 Cannes Film Festivalinde “En İyi Yönetmen” ödülünü alır.

400 Darbe filminin bu kadar başarılı olmasının sebeplerinden biri de yönetmenin o sıralarda çocukluk geçmişinden çok uzak olamayan 26 yaşında bir genç olmasıdır belki de.

Sorunlu bir çocukluğu anlatan filmin konusu ise kısaca şöyle;

Paris’in kuzeyinde yaşayan Antoine Doinel 12- 13 yaşlarında haşarı bir çocuktur, okulu sevmemekte, annesi ve üvey babası ile sık sık tartışıp Paris sokaklarında arkadaşları ile beraber dolaşarak serserilik yapmaktadır.

Bir gün okuldan kaçıp sokakta avarelik yaparken annesinin bir adam ile öpüştüğünü görür.

Ertesi gün okula gittiğinde mazeret olarak annesinin öldüğünü söyler. Fakat kadın okula gelince gerçek anlaşılır.

Antoine sürekli evden kaçamayı planlamaktadır ama çevresindeki yaşamlar da pek iç açısı değildir; arkadaşı Rene’nin evi de benzer durumdadır, annesi alkolik babası ise at yarışları hastasıdır.

Ardından babasının çalıştığı yerden bir daktilo çalarken yakalanır. Üvey babası onu polise teslim eder.

Islahevine gönderilen Antoine buranın katı kuralları ile bir türlü bağdaşamaz. Kaçarak denize ulaşır ve kısa yaşamını sonlandırır.

Filmin çekimlerinin başladığı ilk gün olan 11 Kasım 1958 de Andre Bazin yaşama veda eder ve Truffaut senaryosu üzerinde birlikte çalıştıkları “ 400 Darbe” yi Bazin’e adar.

Hiçbir star oyuncuyu barındırmadan, alışılagelmiş dramatik anlatım kurallarını unutarak doğal bir anlatımla adeta çekim anında kurgulanan film, Fransız ve Dünya sinemasına gündelik yaşam temalarına dayanan yeni bir sinema anlayışı getirmiştir.

1958-1960 yılları arasında gösterime giren Louis Malle, Claude Chabrol, Jean-Luc Godard gibi yönetmenlerin filmlerinin yanısıra Truffaut’nun bu filmi de “Yeni Dalga” hareketinin bir manifestosudur adeta.

 

[metaslider id=”3565″]

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Modern Sinema Dönemi’nde Avrupa Sineması  

Modern Sinema Dönemi 1960 -2000

Avrupa Sineması:

Daha 1948’li yıllardan itibaren proje tasarımından yapımcılığa, dağıtımdan gösterime kadar olan zincir içinde aynı şirket tarafından mutlak kontrol gerektiren Hollywood’dun klasik stüdyo yöntemi yalnızca ABD’de değil tüm dünyada iflas etmeye başlamıştı.

Bu sırada Avrupa’da  en önemli olay daha önceleri İngiliz Özgür Sinema Hareketi ile bir benzeri oluşan ve 58 ve 59’larda Clude Chabrol, François Truffaut ve Alain Resnais gibi yönetmenlerin uzun metrajlı filmleriyle gündeme gelen Fransız Yeni Dalga Hareketi’nin ani patlamasıydı.

 

modern sinema2
François Truffaut

 

Polisiye, komedi, kostümlü filmler gibi geleneksel tarzlarını geliştirmeye uzun süre devam eden Fransız sineması asıl başarısını François Truffaut ve arkadaşları tarafında geliştirilen Yeni Dalga Akımının auter filmleri ile yakaladı.

Modern sinema dönemindeki bu hareket 1950’ lerin daha ziyade stüdyo bağımlısı, kontrolcü ana akım geleneğine bir tepki olarak başlamıştı.

Modern sinema döneminde Yeni Dalga akımının yönetmenleri daha esnek senaryo ve kurgu yöntemlerini tercih etmekte idiler. Bu yönetmenler arasında belli başlılarını şöyle sıralayabiliriz;

modern sinema1
Claude Chabrol

 

Claude Chabrol bu dönemin en fazla film çeken yönetmenlerinden biridir. Genellikle burjuva dönemini ve kadın davranışlarını eleştiren psikolojik gerilim tarzında birçok film yaptı.

“La Femme İnfidele = Sadakatsiz Kadın”, “Les Noces Rouges = Kızıl Düğün”, “Le Boucher = Kasap” gibi.

 

modernsinema4
Eric Rohmer

 

Bu dönemin en yaşlısı Eric Rohmer filmlerinde kendine özgü bir kişisel evren oluşturdu. Rohmer’in de baş konusu kadınlardı. Kadınların özelikle kent ile kır, aile ile kişisellik, iş ile tatil çevrelerinde gidip gelen duygularını, cinsel ihtiyaçlarını ve ahlaki çelişkilerini anlattı. “Ma Nuit Chez Maud = Maud’da Geçen Gecem” gibi.

 

modern sinema5
Alain Resnais

 

Alain Resnas bir belgesel sinemacı olarak işe başlamıştır. Filmlerinde şimdi ile geçmiş, bellek ile imgelem arasındaki gidip gelmelerle yoğunlaşan ve izleyiciyi bilinçaltını araştırmaya yönelten bir biçimsellik gözlenir.

“Hiroşima Sevgilim = Hiroşima Mon Amour”, “La Guerre est Finie = Savaş Bitti”, “Stavisky”, “Melo”, “Amerikalı Amcam = Mon Uncle d’Amerique”, “Hayat Bir Romandır = La Vie est un Roman”.

 

modern sinema3
Louis Malle

 

Louis Malle genellikle Yeni Dalga hareketi ile bütünleştirilen ve tabu konularını işlemeye daima meyilli olan bir yönetmendir.

“L’Ascenseur pour l’echafaud = İdam Sehpası”, “Les Amants = Aşıklar” (genç bir annenin sadakatsizliğini anlatan bu film o dönem bir skandala neden oldu), “Les souffle au Ceouer = Yüreğin Fısıltısı” ( Ensest ilişkiden bahseder), “Lacombe Lucien” (Almanlarla işbirliği yapan Fransızların da sadece bir insan olduğunu anlatır).

Jean-LucGoddard, Jacques Demy, Alain Cavalier de bu dönemin  diğer özgün bir sinemacıları idiler.

 

Sebastian Stan diyor ki…

Sebastian Stan

 

sebastian stan
Sebastian Stan

 

Alışılagelenlerin dışındaki davranış ve özelliklerinizi kucaklayın. Sizi başkalarından farklı kılan işte bu değerlerinizdir.
Sebastian Stan.

En son ” Captain America Civil War” filminde izlediğimiz Romen asıllı aktör 13 Ağustos 1982 de Köstence’ de doğdu 8 yaşında annesi ile birlikte Newyork’a göçtü. Yani bir anlamda komşu çocuğu sayılır…

Televizyon için oynamak

Televizyon İçin Oynamak

Bir televizyon setinde genellikle birden fazla kamera yer alır.

Beyaz perdede çalışmaya alışmış oyuncular için bu hayli karışık bir durum olabilir ve oyuncu hangi kameraya bakması gerektiği konusunda hata yapabilir.

Her kameranın tepesinde bir ışık yer alır. Kameraya bağlı olarak bu ışığın rengi kırmızı, yeşil, beyaz veya sarı olabilir.

Kamera sette kayıt yapmak için çalışmaya başladığı anda bu ışık yanar.

Televizyon için oynamak … Sesim geliyor mu?

Kamera önünde rol yapan her oyuncu günün birinde lav mikrofonlarıyla çalışmak zorunda kalabilir.

Bu mikrofon tipini “talkshow” sunucularının yakalarına iliştirerek kullandığına sıklıkla rastlarız.

Eğer böyle bir mikrofonla çalışmak zorunda kalırsanız temiz bir ses elde edecek şekilde taşımaya dikkat edin; takım elbise yakalarının “Klapa” kısmına (uzun kısmına), gömlek giyildiğinde ise mikrofon kafasının üst ucunun yukarı bakarak gömlek yakasından dışarı çıkıp ses toplayabilecek şekilde takılması gerekir.

TV Reklamı

Bir Televizyon reklamı çekiminde ise, yapımın amacının bir ürünü satmak olduğunu hiç aklınızdan çıkarmayınız.

Böyle bir yapımda canlandırdığınız karakterden ziyade ürüne odaklanmak ve onu “star” olarak betimlemek çok önemlidir..

Diyaloglarınızı okurken ürünü veya sunulan servisi kuvvetle vurgulamalısınız.

Unutmayınız her reklam bir yerde bilinç altına verilen bir mesajdır…

Sitcom Oyunculuğu

Bir “sitcom” da oynamak gerçekten yetenek gerektirir.

Komedi tarzına benzemesine rağmen sitcom anlık kahkahalara dayandığı için tempo yüksektir.

Sitcomda oynamak isteyen oyuncuların önce komedilerde rol alması ve bol bol sitcom izlemesi tavsiye edilir.

Televizyon Oyunculuğu – Çerçeve

Bir televizyon oyuncusunun bilmesi gereken önemli kelimelerden biri olan “çerçeve” kamera objektifinin gördüğü alanı işaret eder.

Kamera çerçeveleri yakın plan (kafa), orta çekim (kafa ve omuzlar), uzak çekim (Tam vücut) çekimlerini kapsar.

Sitcom çekimlerinde genellikle uzak çekimler (tüm grup) ve orta çekim (2-3 kişi) kullanılır. Özellikle bir karakterin analizi üzerinde yoğunlaşacak çekimlerde ise yakın plan çekim yapılır.

 

 

 

 

Brad Pitt diyor ki…

Brad Pitt

 

Brad Pitt

 

Yaşam büyük ölçüde algıya dayanır. Içinde bulunduğum şartları olduğu gibi kabul edip, o çerçevede çalışarak günümü, yaşamımı ben inşa ederim. Başarı önemlidir ama mutluluk ve tatmin daha önemlidir.

Brad Pitt.

Life at large scale depends on perception. I accept the present circumstances and build my day, my live accordingly. Success is important, but happiness and satisfaction are more important.

Brad Pitt.

ÇIĞLIK ATMAK

Çığlık Atmak

Bir çok oyuncu inandırıcı ve tetikleyici bir çığlık atmakta yetersiz kalır.

Korku filmleri hatırı sayılır sayıda gürültülü gerilim sahneleri taşır ve bu sahnelerin çoğu da atılan çığlıklarla gerçekleşir.

Süper bir çığlık atmak için yapılması gerekenler

Isınma:

Diğer insanlardan uzaklaşın,

Burnunuzdan derin bir nefes alarak ciğerlerinizi doldurun,

Diyaframınızı aşağı çekin,

Ağzınızı açarak çenenizi aşağı düşürün,

Ağzınızdan sessiz fakat kuvvetli bir ha—aaa sesi çıkarın, uzatın.

Bu alıştırmayı iki üç kez tekrarlayın.

Önemli not: Çığlık atmak ses telleriniz için zararlıdır. Bu yüzden çığlık sahnelerinden önce ve sonra sulu bir şeyler (tercihen ılık) içmeyi ihmal etmeyin.

Ölüyü oynamak

Bir korku filminin tüm büyüsünü yitirmesi için ölü bir oyuncunun nefes aldığını fark etmek seyirci için yeterlidir.

Bu durum bazen gerçekleşir de…

Uzun süren çalışma saatlerinin ve ardı ardına tekrarlanan sahnelerin getirdiği yorgunluk sonucunda bir oyuncu çekim yapan kameranın üzerinde olduğunu fark etmeye bilir.

Eğer bir filmde ölen bir karakteri canlandıracaksanız filmin katili olmamak için uygulayabileceğiniz bazı ipuçları:

Kadrajda olduğunuz zaman kameranın çalışıp çalışmadığını kontrol ediniz.

Çekilmekte olan bir sahnede yer aldığınızda ve sahne nefesinizi zorlukla tutacağınız kadar uzun olduğunda; yavaş ve sığ nefesler alabilirsiniz.

Nefesinizi boyun ve gırtlak bölgesinde tutmaya odaklanın. Ciğerlerinizi tabii ki çalışacak, fakat göğüs boşluğunuz hareket etmeyecektir.

Gerilim ve psikolojik gerilim

Gerilim ve psikolojik gerilim filmleri oyunculuğu korku filmlerine nazaran biraz daha incelik gerektirir.

Bu tarz filmlerde izleyici korkutan şey, korku filmlerinde sıklıkla rastlanan “şok” edici kanlı kesip – biçme sahneleri yerine,  zihnin alt seviyelerinde yarıtılan korku algısına dayanır.

Dolayısıyla oyuncunun başarıyı yakalayabilmek için kendi ruhunun derinliklerinde yatan korku ve nevrozları araştırarak yüzeye çıkarması, ardından canlandırdığı karaktere aktararak sergilemesi gerekir.

Hayal gücünü kullanmak

Bazen oyuncular var olmayan varlıklara karşı oynarlar…

Bu özellikle fantastik canavarların yaratıldığı bilgisayar animasyonları (CGI karakterleri) kullanan korku filmlerinde geçerlidir.

Bu tarz sahnelerde partnerinizi yaratabilmek için hayal gücünüzü kullanmanız gerekir.

Yönetmeniniz size partnerinizin neye benzediği hakkında gerekli bilgiyi vermeye çalışır veya bir maketini göstererek hayal gücünüzü canlandırabilir.

 

Nasıl Gülünür? Korku filmlerinde oyunculuk

Nasıl gülünür?

Bazı oyuncular için bir sahnenin çekiminde gülme ve ağlama eylemi arasında hiç bir fark yoktur.

Dikkatinizi partneriniz, kamera ve yönetmen arasında eşit şekilde dağıtarak sahne ile bütünleştirirseniz “gülmek” kendiliğinde gelecektir.

Senaryoya bağlı kalarak yönetmenin talimatı doğrultusunda karakterinize uygun “gülme” tipini seçmeye çalışın.

Bazı sahneler tüm bedeninizle atacağınız bir kahkaha gerektirirken, bazen de küçük bir  “kıkırdama” yeterlidir.

Nasıl gülünür sorusuna karşılık FİZİKSEL KOMEDİ

En eski geleneksel komedi türlerinden biri de “Fiziksel Komedi” dir.

Bu tarz komedide yalnız sözler değil bedensel hareketler de komedi unsuru olarak kullanılır.

Vodvil komedyenleri bu türün ustaları olarak “Sinema Tarihi” ndeki yerlerini almışlardır. Charlie Chaplin, Buster Keaton, Harold Lloyd, Bob Hope, Jack Lemmon nasıl gülünür sorusunun cevabını en iyi bilen isimlerden bazılarıdır.

Günümüzde ise sinemada bu türün önde gelen isimlerinden biri olarak Jim Carrey’i sayabiliriz..

 Komedi Türleri

Komedi kelimesi Yunanca anlamı ‘kutlama’, ‘eğlence’ olan ‘Komos’ kelimesinden gelir.

Bu kelime ‘komik’ bir durum anlamına gelebilir de, gelmeyebilir de.

Genellikle şiddeti gitgide artarak devam eden bir çatışmayı ve ardından gelen mutlu sonu tanımlar.

Komediyi incelersek değişik türleri olduğunu görürüz;

Fars: Yüksek enerjili bir dramatik komedi parçasıdır. Gerçekleşmesi zor olayları, abartılı bir şekilde vurgular.

İmbroglio: Belirli bir problemi oyunda yer alan kahramanların karakterleri çerçevesinde çözme girişimlerini sergiler. Tipik olarak oyunun kahramanı çözüme giden yolculuk boyunca çeşitli hatalar ve yanlış kararlar verir ama kapanış mutlu sona ulaşarak gerçekleşir.

Pandomim: Genellikle çocuklar için tasarlanan, drama, dans, mim ve spolama komedisi unsurlarını bir araya getirerek eğlendiren ve güldüren bir tiyatro denemesidir.

Korku filmlerinde oyunculuk

Korku filmleri oyunculuğunun en hassas noktası inandırıcılığı yakalayabilmektir.

Zaten bir korku filmi genellikle doğa üstü olayların ve karakterlerin yer aldığı bir yapımdır ve bu tarz bir filmde inandırıcılığı yakalayabilmek başarılması en zor ve olmazsa olmaz hususlardan biridir.

Böylesine inanılması güç bir dünyada canlandıracağınız karakterin güvenirliği ve bütünleyiciliği esastır.

Karakteriniz üzerinde araştırma ve alıştırma yapmanız gerekir; karakterin duygusal çekirdeğini oluşturan öğeler nelerdir? Karakteri olaylara güdüleyen motifler nelerdir?

Özellikle kendini tehlikeye attığı sahneler üzerinde çalışmanız tavsiye edilir. Vs.

ŞOK!

Korku filmlerinin en önemli unsurlarından biri şok faktörüdür.

Filmin en vurucu öğesi olan şok faktörü ise genellikle son derece sakin ve durağan sahnelerin ardından gelir.

Bu sakin sahnelere gereken önemi vermeyi ihmal etmeyiniz…

Bu sahnelerde ne kadar sakin bir oyunculuk sergilerseniz ardından gelecek o vurucu şok sahnesinde o kadar başarılı olursunuz.

Kanla çalışmak ve diğer korkunç şeyler

 

nasıl gülünür1
“Carrie”

 

Korku filmlerinde yer alan olaylar günlük yaşamda sıklıkla karşılaştığımız olaylar değildirler; her gün kalbinizden bıçaklanmazsınız veya arkadaşınızın kafası kopup önünüze düşmez …

Sizin göreviniz bu gerçekçi olmayan sahneleri gerçek hale dönüştürmektir.

Kamera motor demeden önce birkaç dakikalığına bir köşeye çekilip meditasyon yapmak, biraz sonra içine düşeceğiniz karanlığa kendiniz alıştırmaya çalışmak yararlı olabilir.

Ama bir kez sahnede yerinizi alıp kameranın motor demesini beklerken tüm realiteyi ve yaptığınız meditasyonu unutup, var olan enerjinizle bu yapay realiteye dalmanız gerekir.

 

RSS
Follow by Email