Kara Film Geleneğinin muhteşem bir örneği -“Seven – Yedi” ve David Fincher.

Kategori: Film Yönetimi | 0

Seven – Yedi, 1995.

Yönetmen: David Fincher. 

Görüntü Yönetmeni: Darius Khondji

Oyuncular: Brad Pitt, Morgan Freeman, Gwyneth Paltrow, Kevin Spacey.

Süre: 127 dak.

Bütçe: $ 33 milyon.

Hasılat: $ 327 milyon. 

“Seven – Yedi”, Film Noire – Kara Film türünün en iyi 20. Yüzyıl örneklerinden biridir.

Sürekli yağmur yağan bir şehir, baskın gri-mavi tonlar, karanlık mekanlar, gölge ve ışığın kesiştiği cinayet mahallerinde işkence görmüş iğrenç bedenler… 

David Fincher filmlerine aşina olanlar yönetmenin seri katillere, soygunculara ve canilere meraklı olduğunu bilirler.

Iyi bildikleri diğer bir hususta Fincher’in sinematografik anlatımda uygulanan özel teknik yöntemlere takıntılı bir biçimde bağlı olduğudur. Bu teknik takıntının ürettiği karanlık görüntüler ve sahnelerdeki görsel mükemmeliyet yönetmenin yer yer şok edici hikaye anlatımında kullandığı silahları olarak algılanır ama yönetmenin asıl gizli silahı oyuncularla kurduğu insansı ve sıcak bağın ürettiği yönetim kabiliyetidir. Bu bağ sayesinde Fincher, teknik takıntılı bir robot benzeri  kişiliğinin yanısıra, oyuncularının canlandırdığı karakterlerin orijinine ve en derin katmanlarına ulaşmasını sağlamayı başarır.  David Fincher’in dehası bu iki zıt özelliğin bir arada bulunabilmesinden kaynaklanır.

Fincher’in kullandığı sinematografik tekniklerin başında geniş açı çekimler gelir; böylece izleyici karakterin çevresi ve yaşadığı o anki durum hakkında fikir sahibi olacaktır. Geniş Açı çekimler genellikle konuyu uzaktan gösteren nötr cekimlerdir. Fakat David Fincher filmlerinde tam zıt etki yaratır; izleyiciyi yüreğinden yakalar ve karakterin tam o andaki durumunu etkileyici bir şekilde sunarak bir sonraki aksiyonu hakkında tahminde bulunmasını sağlar.

Bir karakterin diğer karakterler üzerinde kurduğu baskıyı vurgulamanın en etkin yollarından biri o karakteri alt açıdan çekmektir. Fincher bu tekniği çok iyi kullanır. “Seven” filminde    Kevin Spacey’nin canlandırdığı kimliği belirsiz seri katilin ( John Doe) sahnelerinde bu durumu çok iyi gözlemleriz; Spacey çekim karesinin tam ortasında yer alır, arkadan aydınlatılır, böylece bedeninin, özellikle başının etrafında bir “Halo-Hale” oluşur ve etrafındaki herkesi ezecek şekilde alt açı çekim yapılır.

Fincher’in çok cimrice kullandığı çekim tekniklerinden biri de close-up ( yakın plan ) çekimlerdir. Yakın plan çekimleri ancak büyük bır değişimi,  dramı veya duygusal çöküşü vurgulamak ve izleyicinin ilgisini önemli bir noktaya çekmek istediğinde kullanır. Aynen yine “Seven – Yedi” filminde Dedektif Mills’in ( Brad Pitt ) seri katilin son kurbanı karısının ( Gwenyht Paltrow ) hamile olduğunu öğrendiği sahnedeki suratına yapılan yakın plançekimde olduğu gibi; sonsuz acıyı,  birbiri ile çelişen duyguları ve çöküşü gözlemleriz. Bu sahneden sonra diğer üç karakterin çekimleri de yakın plandır.

Karakterlerin farklı yapılarını vurgulamakta kullandığı diğer bir sinematografik enstrüman ise ışık – aydınlatmadır.

Bu bağlamda Fincher Kara Filmlere gücünü veren ışık ile karanlık arasındaki bağlantıyı ustaca kuran ve uygulayan yönetmenlerin başında gelir. Filmde, Dedektif Mills ( Brad Pitt) ve Dedektif Somerset ( Morgan Freeman) üstündeki aydınlatma % 100 mantıksal ve sabittir. Güneş Mills üzerine daima arkadan ve soldan gelir. Somerset ise önden ve sağdan aydınlatılır. Böylece ışık karakterlerin bir parçası olur ve onlarla birleşerek izleyicinin o karakteri tanımasına yardımcı bir alt-metin işlevi görür.   Mills ve Somerset fazla değişken olmayan karakterlere sahiptirler. Seri katil ise çok değişkendir ve kimliğinin katmanları vardır. Dolayısıyla onu aydınlatan ışık da değişmelidir.  Çekilen her sahnede değişir de… Bazı yakın plan çekimlerde arkadan aydınlatılır. Bazılarında ise hem sağdan, hem soldan. Hatta bazı sahnelerde güneş yüzüne vurur. Işığın sadece açısı değil yapısı da değişir; bazen keskin-parlak, bazen dağınık – diffüz.  Bazı sahnelerde ise karaktere bir aziz görünümü vermek istercesine bedeni etrafında bir hale oluşturacak şekilde arkadan verilir.

Filmde Fincher’in çok seçici olarak kullandığı diğer bir teknik de kamera hareketleridir. David Fincher karakter zorlamadıkça kamerayı hareket ettirmez. Kamera görüntü karesindeki karakterin hareket ve davranışlarına göre hareket eder; yani aksiyona kilitlenmiştir. Bazen karakter ve kamera beraberce büyük hareketler yaparlar, bazen de bir göz kırpmasını takip edecek küçük ’tilt’ler. Hatta bazen de karakterin hareketini değil düşüncesini takip eden çekimler.

David Fincher “Mank” filmi ile de 2021 Oscar Ödüllerinde 10 dalda aday gösterilerek bir rekor kırdı.

Mank, 1941 yapımı “Citizen Kane” filminin senaristlerinden olan Herman Mankiewicz’ in hayat hikayesini konu ediyor. David Fincher’ in yönetmen koltuğunda oturduğu filmde Herman Mankiewicz’ i Gary Oldman canlandırıyor. Bu biyografik yapımın hikayesi de David Fincher’in babasının ölmeden önce yazdığı senaryoya dayanıyor.

[metaslider id=”4290″]